Dünya ordularının askeri tedarik ofisleri fuar boyunca 264 satın alma görüşmesi yaptı

9-10 Haziran’da online yapılan Military Medical Webex, askeri medikal sektörünün liderleri ve dünya ordularının askeri tedarik ofislerini ağırladı. 16 ülkeden 56 askeri tedarik ofisinin, 64 fuar katılımcısı şirketle 264 B2G görüşme gerçekleştirdiği fuar boyunca önemli konuşmacıların yer aldığı 4 global webinar da yapıldı.

HABERFUAR – Son gün yapılan webinarda konuşan Türkiye Milli Savunma Bakanlığı KBRN Savunma Daire Başkanı Dr. Burçak Çabukx Sahra Tipi Solunum cihazının yerelleştirme ve üretim süreci ile koronavirüs tedavisinde kullanılan ilacın dünyada bulunamayan hammaddesi hidroksiklorokinin yerli imkanlarla üretimi konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Dünyada ilk kez tam teşekküllü online iş görüşmesi ile ürün sergileme ve uluslararası konferansı olan Military Medical Webex fuarı, 9-10 Haziran 2020’de gerçekleştirildi. Online fuarcılığın bir örneği olmanın yanında dünyanın ilk online askeri tıp ürünleri fuarı olma özelliğini de taşıyan Military Medical Webex’te iki gün boyunca 16 ülkeden 56 askeri tedarik ofisi 64 fuar katılımcısı şirketle, 264 kez B2G görüşme gerçekleştirdi. Fuar boyunca dünyadan önemli konuşmacıların yer aldığı 4 global webinarın yer aldığı konferans büyük ilgi gördü.
Yerli üretim Sahra Tipi Solunum cihazı ve hidroksiklorokinin yerlileştirilmesi
Fuarın son günü web seminerlerinde en önemli başlıklardan biri KBRN (Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer) konusunda Türkiye’nin hazırlık durumu, yerli imkanlarla geliştirdiği cihazlar ve teknolojiler ile Biyoterörizm Saldırıları, Güvenlik ve Güvenlik Politikaları idi.
Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde 2018 yılında kurulan KBRN Savunma Dairesi’nin Başkanı Dr. Burçak Çabuk ilk söz alan isim oldu. Çabuk, Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) bünyesinde dünyanın koronavirüs ile ihtiyacı olan ve talebi karşılanamayan Sahra Tipi Solunum cihazının yerelleştirme ve üretim süreci hakkında bilgi verdi.
Çin’den getirilen ve koronavirüs tedavisinde kullanılan ilacın dünyada bulunamayan hammaddesi hidroksiklorokinin yerli imkanlarla üretimi konusunda açıklamalarda bulundu.
Dr. Burçak Çabuk, ayrıca Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan COVID-19 Mücadele Merkezi KOMMER’in Sağlık Bakanlığı ile iş birliği içerisinde salgınla mücadele kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalardan da bahsetti.
Sırbistan Savunma Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Komutanlığı Önleyici Tıp Birimi Başkanı Vladan Radosavljevic’in katılımıyla devam eden oturumda daha sonra uzun yıllardır tartışılan biyolojik saldırıların nasıl gerçekleştiğine, nasıl ortaya çıktıklarına ve nasıl önlenebileceğine değinildi. Oturumda tartışılan diğer konular arasında tüm dünyayı etkileyen Covid-19’un biyolojik bir terörist saldırısı olup olmadığı ve ayrıca biyoterör saldırılardan sonra hangi güvenlik ve emniyet politikalarının paylaşılması da yer aldı.
Ülkelerin koruyucu ekipmanlar ve dezenfektanlar noktasında hazırlıksız yakalandığını vurgulayan Radosavljevic, salgınla mücadele noktasında aşı üretimi, insandan ve hayvandan antikor serum üretimi ve ilaçların önemine değindi ve ülkelerin mümkün olduğu kadar çok test yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
Tıbbi kuvvetlerin varlığı tartışıldı
Moderatörlüğünü usta gazeteci Hakan Çelik’in yaptığı webinarların son gününde, ‘Tıbbi Kuvvetler Gücü’ başlıklı webinar da yapıldı. Pakistan Silahlı Kuvvetlerinden Tümgeneral Muhammad Salman Ashraf, Bangladeş Silahlı Kuvvetleri Genel Sağlık Servisi Direktörü Tümgeneral Md. Fashiur Rahman ve Girne Amerikan Üniversitesi (GAU) Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. M. Sadık Akyar konuşmacı olarak katıldı.
Oturumun ana temasını savunma ve savaş alanındaki orduların kurtarma yeteneklerini arttıran savunma bakanlıkları ve orduları bünyesindeki ‘Tıbbi Kuvvetlerin’ varlığını ve yeteneklerini tartışmak oluştururken, program boyunca orduların hazırlık koşulları, teknik ihtiyaçlar ve yeni nesil teknolojilerle entegrasyon gibi önemli konular tartışıldı.
“Pakistan ve Bangladeş birçok ülkeden başarılı”
Pakistan Silahlı Kuvvetlerinde görevli Tümgeneral Muhammad Salman Ashraf konuşmasına Pakistan’da COVID-19 ile mücadele kapsamında alınan önlemler ve yapılan çalışmaları detaylandırarak başladı. Silahlı kuvvetler bünyesinde faaliyet gösteren tıbbi kuvvetlerin ve tesislerin önemine değinen Ashraf, Türkiye ve Pakistan’ın her zaman birbirlerine destek olan iki kardeş ülke olduğunu vurguladı.
Bangladeş Silahlı Kuvvetleri Genel Sağlık Servisi Direktörü Tümgeneral Dr. Fashiur Rahman ise, COVID-19 kapsamında Bangladeş’te genel durumu açıklayarak başladı. Amerika, İtalya, İngiltere ve diğer birçok ülkeyle karşılaştırıldığında Bangladeş’teki tablonun çok daha olumlu seyrettiğini işaret eden Rahman, bu süreçte alınan önlemler noktasında farkındalık kampanyaları ve çağrı merkezlerinin devreye sokulduğunu, sağlık personelinin kişisel güvenlik ekipmanı ihtiyacını karşılamak için çeşitli giyim firmalarının seferber edildiğini ve gıda ikamesinin bir noktada devlet tarafından karşılandığını belirtti ve bu süreçte özellikle solunum cihazı ve oksijen desteğinin önemine değindi.
‘Müttefik ülkeler TSK’nın deneyiminden sonuna kadar faydalanmalı’
Girne Amerikan Üniversitesi (GAU) Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. M. Sadık Akyar ise askeri sağlık sistemlerinden, saha ve mobil sağlık sistemleri ile COVID-19 salgını süresince askeri kuvvetlerin rolünden bahsetti.
Kademe kademe yatak kapasitesi ve işlevlerine göre askeri sağlık sistemlerini açıklayan Akyar, COVID-19 salgını boyunca ordunun elindeki imkanlar dahilinde ulusal sağlık sistemlerine destek olmak, gerekli personel desteğini sağlamak ve gerektiğinde askeri birliklerle yardım sağlamak görevlerini üstlendiğini söyledi. Akyar, Türk ordusunun pandemi boyunca aldığı önemlere ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu süreçteki yetkinliğine dikkat çekerek, “Müttefik ülkeler TSK’nın deneyiminden sonuna kadar faydalanmalı” dedi.

YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.