undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend undefiend

2021 İklim Değişikliği Araştırmasının Gösterdikleri

İletişim



YAZI: Bekir Ağırdır, KONDA Araştırma Genel Müdürü 

Aralık 2021’de İklim Haber için KONDA Araştırma tarafından meydana gelen iklim değişikliği araştırması bulguları bir taraftan sosyal değişime diğer taraftan da değişmeyenlere işaret ediyor.

İklim değişikliği konusunda değişen normal olarak bekleneceği benzer biçimde sosyal farkındalıktaki artış. Nasıl olmasın ki! Bu coğrafya iklim değişikliği veya iklim krizi, nasıl adlandırırsak adlandıralım, meselenin neticelerini en yoğun yaşayan coğrafyalardan birisi. Kuraklıktan erozyona, tarımsal üretimden enerji üretimine olumsuz sonuçlarıyla hemen her gün karşılaşıyor camia. Toplumda iklim krizi konusunda hem farkındalık yükseliyor bununla birlikte kaygı yoğunlaşıyor. Bulgularımız iklim değişikliğine dair topluluğun genelinin hâlâ oldukca endişeli bulunduğunu ve bu değişikliğin gerek insan faaliyetlerinin kararı olduğu gerek koronavirüsten daha büyük tahribata yol açacağı görüşünün yaygınlaştığını gösteriyor.

Öte yandan ülkenin uzun süreden beri ruhi ve zihni ambargosunun etkisinde olduğu iktidar yandaşlığı ve karşıtlığına dayanan kutuplaşmanın iklim değişikliğinin sonuçları konusunda da tesirini görüyoruz. Örneğin 2021 yazları uzun süren orman yangınlarının nedeni olarak bir kesim terör faaliyetlerini (%36), diğer kesim de iktidarın yanan alanları imara açma arzusunu (%27) işaret ediyor.

Siyasi kutuplaşmanın camianın farklı kesimlerinde hakikatle ilişkiyi bozucu tesiri bulunduğunu biliyoruz. Nitekim parti yandaşlığı, haber kaynağı olarak tercih edilen TV kanalları şeklinde birtakım pozisyonlanmaların meseleleri tanımlamayı da, çözümler mevzusundaki değerlendirmeleri de etkiliyor. KONDA’nın gerçekleştirdiği bir takım başka araştırma bu türden pozisyonlanmaların hakikatle ilişkiyi, meselelere soğukkanlı bakışı direkt bozucu etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Nitekim bu sıkıntı iklim değişikliğine dair meselelerde de gözleniyor.

Toplumun uzun devam eden siyasal kutuplaşması yanı sıra yine uzun süredir yaşadığı bir başka kırılma da ülkenin temel hedefi mevzusundaki fay hattından besleniyor. Uzun süredir biliyoruz ki camianın bir kesimi kalkınmayı, ekonomik büyümeyi ve bu büyümeden bireysel hayatındaki refah yükselişini önemsiyor. Toplumun diğer bir kesimi ise modernleşmeyi, hukuku, laikliği, yaşam standardını önceliyor. Siyasi tarihimiz gösteriyor ki ülkedeki siyasal rekabet de bir bakıma bu iki hedefin içinde gelişiyor. Ülke hem kalkınma hem de modernleşmeyi aynı anda isteyen bir ortak ufku inşa edemediği için de giderek bu ayrışma kültürel kimliklere de yerleşen ve birbirini karşılıklı etkileyerek kimlikler arası bir fay hattına dönüşmüş durumda. Sonuçta bu fay hattı yalnızca siyasal tercih veya hedeflerini belirlemekten öte hayat tarzının, algıların, beklentilerin, kanaatlerin belirleyicisi oldu. Ülkenin temel hedefleri ile sosyolojik ve kültürel kimliklerin siyasi hedefleri ve kimlikler bir arada çalışan ve birbirini de etkileyen dinamiklere, unsurlara, pozisyonlara enerji veriyor.

Somut ve Teknik Hedefler Bilinmiyor

Nitekim bu araştırmada da bu farklılaşmanın ipuçları görülüyor. Bir yandan toplum ekonomik toparlanma için en oldukca tarım, peşinden gıda, enerji, finans sektörlerine yatırım yapılması gerektiğini düşünüyor. Ama öte yandan sıralamada bunlardan sonra gelen temiz enerji yanıtını verenler iklim değişikliğinin insan çalışmalarından kaynaklandığını, inşaat ve otomotiv cevabı verenler de iklim değişikliğinin naturel bir süreç olduğunu söylemeye daha eğilimliler.

İklim değişikliğine karşı harekete geçme talebi artıyor şu sebeple reel hayatta karşılaşılan korku, bilhassa Anadolu coğrafyasındaki somut etkileri, bu talebi yükseltiyor. Araştırmanın bulguları, iklim değişikliğine karşı ne yapılması gerektiğine dair sunulan tüm muhtemel çözümlerin geçen yıla kıyasla beş ila 10 puanla daha yüksek oranlarda söylendiğini gösteriyor. Her vakit en çok tercih edilen yeşil alanları korumanın yanı sıra ulaşımdan meydana gelen zararların azaltılması, enerji verimliliğinin artması, termik santralların kapatılması ve uluslararası anlaşmalara uyulması benzer biçimde çözümlerin hepsine daha çok işaret edilmesi, harekete geçilmesi talebinin artığına işaret ediyor. Seçmenler arasında farklar olsa da taleplerin sıralaması aynı.

Ama net sıfır karbon emisyonu hedefi gibi somut ve teknik hedefler bilinmiyor. Aynı zamanda bu konudaki uluslararası hedefler, politikalar da bilinmiyor. Toplum iklim değişikliği ve muhtemel çözümleri mevzusunda yüksek oranlarda net bir fikir sahibi olsa da Ekim ayından itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan 2053 senesinde sıfır karbon emisyonuna yetişme hedefi mevzusunda açıklamaları hakkındaki bilgi sahibi olanların oranı yalnızca %17. Yine de %36 sıfır karbon emisyonu hedefini desteklediğini belirtiyor.

Net sıfır karbon emisyonu hedefine dair maddeler içeren uluslararası bir antak kalma olan Paris Anlaşması 2015 yılında imzalanmıştı; imzalayan sadece mecliste onaylamayan ender ülkelerden önde gelen Türkiye de yıllar sonrasında bu yılın Ekim ayında onay aşamasını tamamlamıştı. Toplumun çoğunluğu bu anlaşma konusunda düşünce sahibi değil: Anlaşma ile alakalı bilgisi olduğunu %25, mecliste onaylandığını bildiğini %24 söylüyor. Yine de %52 meclisin bu kararını destekliyor.

Ama siyasi kutuplaşmanın bir başka somut etkisini Paris Anlaşması’na bakışta da görüyoruz. İklim krizi mevzusunda bilgisi ve farkındalığı en düşük olan Ak Parti ve MHP seçmenleri meclisin kararını en fazlaca destekleyenler.

Bu inceleme bir kere daha yaşanmış olan gündelik yaşam ve meseleler üstünden farkındalığın ve endişenin yükseldiğini fakat öte taraftan da ne yapılacağı mevzusunda hem malumat eksikliğinin bununla beraber siyasal pozisyonların ürettiği farklılaşmaların bulunduğunu teyit ediyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.